hariç

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın hariç hariçler
Belirtme (-i) harici hariçleri
Yönelme (-e) harice hariçlere
Bulunma (-de) hariçte hariçlerde
Çıkma (-den) hariçten hariçlerden
Tamlayan haricin hariçlerin

hariç -ci

[düzenle]

[1] dış
[1, 2] dışarı
[2] (toplum) yabancı ülke

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ha·riç

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1] dahil

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur. - N. F. Kısakürek
[2] On yıl hariçte kalmış.

Sözcük birliktelikleri[düzenle]

[1] hariç olma, hariçten gazel atmak, hariçten gazel okumak
[2] hariciye vekâleti, hariciye vekili

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1, 2] haricî, hariçken, hariçle, hariçli, hariçse, hariçsiz
[2] hariciye

Köken[düzenle]

Arapça: خَارِجٌ (xa:rid͡ʒ(un))‎

Kaynakça[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna
Dişçi koltuğu hariç, kim bir koltuğa oturursa kendini bir şey zanneder. - B. Felek

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]