İçeriğe atla

fasulye

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Farklı yazılışlar

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi فاصولیه‎ (fasulye, fasulya) sözcüğünden devralındı, Yunanca φασόλι (fasóli) sözcüğünden, Bizans Yunancası φασόλιν (phasólin) sözcüğünden, Koini Grekçesi φασίολος (phasíolos) sözcüğünden, Latince phaseolus sözcüğünden, Eski Yunanca φάσηλος (phásēlos) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /faˈsuɫ.je/, (konuşma dili) /fa.sylˈje/
  • Heceleme: fa‧sul‧ye

fasulye (belirtme hâli fasulyeyi, çoğulu fasulyeler)

Fasulye (1)
Fasulye (2)
  1. (baklagiller) Fasulyegillerden; barbunya, çalı, ayşekadın, horoz, dermason vb. türleri bulunan bitki. (Phaseolus vulgaris)
  2. (yiyecekler) Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.
  3. (argo) Hap biçimli uyuşturucu maddelerin hepsi.
    • Astronot adayımız da yarım kutu fasulye yutup Ay Dede diye lunaparkların dönme dolabında turalıyor olacaktı garibim.
      — 1997, Mehmet KARTAL, “Bir Köpek ve Bİr İnsan”, Öküz, 39. sayı, s. 45
    • Ve.. yine gece başlamak üze­redir. Optalidon cinsi pembe renkli fasulyeler..
      — 1998, Mehmet KARTAL, “Gece.. Şafak.. ve Gölgeler”, Öküz, 45. sayı, s. 34

Çekimleme

[düzenle]

Eş anlamlılar

[düzenle]
  • (bitki, yiyecek): lobya (halk ağzı)

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
fasulye

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]