dondurmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]dondurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dondurur) dondurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi dondurur)
- donmasını sağlamak
- sabitlemek
- hareketsiz hâle getirmek
- soğutmak
- Gönlümü dondurdu kimsesizliğim. Yetişir bu yalnız sürüklendiğim. - E. B. Koryürek
- bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak
- beklemeye almak
- Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu. - E. Şafak
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "dondurmak" maddesi