depo
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]depo (belirtme hâli depoyu, çoğulu depolar)

- (yapılar) Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer; ardiye, magazin
- Kıyıda kapıları, kepenkleri kapalı, birkaç ev ve depo sıralanıyordu. - Halikarnas Balıkçısı
- (ticaret, lojistik) Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
- Ben depoya güzel bir portatif eczane ısmarlayacağım. - M. Yesari
- (askeriye) Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer; debboy
- Gelibolu civarında Akbaş mevkisinde bir cephane deposu vardı.** - Atatürk
Çekimleme
[düzenle]depo adının çekimi
Deyimler
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]aygır deposu, mühimmat deposu, soğuk hava deposu, su deposu, yakıt deposu
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "depo" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]depo
- depo
Türkmence
[düzenle]Ad
[düzenle]depo
- lokomotifler, vagonlar bulunan ve tamir edilen özel yer; tren atölyesi
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.