bagaj
Görünüm
Türkçe
[düzenle]- [ba·gaʒ]
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]bagaj (belirtme hâli bagajı, çoğulu bagajlar)
- Yolcunun beraberinde götürdüğü giyim vb. eşya.
- 1996: Altay MARTI, 1996 Pembe Beyaz Vedat, Öküz, 10s. 15
- "Yolcular hiçbir şey anlamadan ve donuk gözlerle bu ortada yırtınan yarı deli adama şöyle bir bakar, sonra da bagajını alan bajer'e gitmek için dolmuş durağına doğru yollanırdı."
- 1996: Altay MARTI, 1996 Pembe Beyaz Vedat, Öküz, 10s. 15
- Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yer.
- Otomobillerin yük konulabilen, genellikle arkada olan bölümleri.
- "Arabanın bagajında pek de ağır olmayan birkaç valiz bulunmaktaydı." - Uğur Mumcu
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]bagaj bandı, bagaj hakkı, bagaj kapağı, bagaj kilidi, bagaj memuru, kayıtlı bagaj
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "bagaj" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]bagaj
- bagaj