İçeriğe atla

çifte

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: çif‧te

Köken

[düzenle]

Farsça cufte

Ön ad

[düzenle]

çifte (belirtme hâli çifteyi, çoğulu çifteler)

  1. İkisi bir arada bulunan veya ikili.
    • "Güzel sevme derler nasıl sevmeyim / Kaşlar arasında çifte benler var" - Karacaoğlan
  2. (deniz taşıtları) Çift kürekli sandal, kayık vb.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 158 , Dergâh Yayınları
      "Elli altmış seneden beri modern adı verlien resim cereyanlarının bin dört yüzle bin beş yüz arasında yetişmiş eski ustalarda bulduğu şeyi, asıl sanat ve duyğu yeniliğini, o, bu bestelerde, semâi ve şarkılarda, bu ağır ve yaldızlı, renkli oymalı tavanlara, mücevherlere gark olmuş sekiz çifteli kayıklarından seyredilen Boğaz manzaralarına benzeyen kârlarda bulurdu."

çifte (belirtme hâli çifteyi, çoğulu çifteler)

  1. At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu; tekme
  2. (ateşli silahlar) İki namlulu av tüfeği.
    • "Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı." - Orhan Veli Kanık


Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

çifte atmak, çifte vurmak, çifte yemek

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

çifte bahis, çifte demir, çifte dikiş, çifte ezan, çifte hamam, çiftehane, çifte kavrulmuş, çifte kıskaç, çifte kumrular, çifte nağra, çifte nakkare, çifte standart, çifte şans, çiftetelli, çifte vatandaş, dörtçifte, ikiçifte, sekizçifte

Çeviriler

[düzenle]


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]