 |
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: ból |
Anlamlar
- [1] içine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı
- [2] nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı
Örnekler
- [1] "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm."- P. Safa.
- [2] "Demek ki zeytinin bol ve ucuz olduğu bir yerdeymiş."- B. Felek.
Deyimler
- [1] bol doğramak
Sözcük Birliktelikleri
- [1] bol bol, bol bolamat, bol bulamaç, bol kepçe, bol keseden, bol paça, eli bol, gönlü bol
Atasözleri
- Astar bol olmayınca yüze gelmez
- Bol bol yiyen bel bel bakar
- Dünya bol olmuş neye yarar, pabuç dar olduktan sonra
- Kasap, yağı bol olunca gerisini yağlar
- Miyancının kesesi bol olur
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] bol
Anlamlar
- [1] Bu, şu, harf-i işaret dir, karibe ve hazire
Anlamlar
- [1] bol.
Köken
- [1] (Eski Türkçe) bol
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Kaynaklar
Anlamlar
- [1] ağrı
Kaynaklar
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.
Anlamlar
- [1] bal
Anlamlar
- [1] bol, bereketli