Anlamlar
- [1] bir şeyin, yerin veya halin sınırlanmış, dıştan ayrılmış kısmı
- [2] belli sınırlar dahilinde kalan zihin ve mâna sahası
- [3] büyük cisimlerin oyuk kısımları
- [4] bazı cisimlerin iki yüzü arasında kalan kısmı
- [5] tenle dışa giyilen elbiseler arası
- [6] kabuğun içindeki kısım
- [7] bir şeyin görünmeyen gizli kısmı, bâtın
- [8] aynı cinsten şeylerin meydana getirdiği topluluk
- [9] kalb, gönül
- [10] vicdan
- [11] karın, mide
- [12] merkeze daha yakın kesim veya şey
- [13] bir şeyin sınılarında dahilinde kalan
- [14] manevi varlığımız
- [15] bir hâlin tamamı
- [16] (yemek) dolma, sarma, mantı, börek gibi yiyeceklerin içine konulmak üzere hazırlanan malzeme
Örnekler
- [4] "duvarın içi, tahtanın içi"
- [5] "iç gömleği"
- [8] "bizden biri."
- [9] "Bu iç yangını bitmez."
- [10] "Bu konuda için ne diyor?"
- [11] "iç bulantısı"
- [12] "iç Anadolu"
- [15] "sevgi içinde yüzüyor."
Köken
- [1] (Eski Türkçe)
Deyimler
- iç açmak, iç fırtınasına tutulmak, iç güveysinden hallice, içi götürmemek, içi kararmak, iç dökmek, iç etmek, iç tutmak, içi içine sığmamak, içi geçmek, içi gitmek, içi yanmak, içi içine sığmamak, içi içini yemek, iç etmek, iç çekmek, içine atmak, içten pazarlıklı, içine doğmak
Atasözleri
- İçgüveysi iç ağrısı
Benzer Sözcükler
- [1] içeri, uçkur, ez ez de suyunu iç
Sözcük Birliktelikleri
- [1] iç işleri, içe kapanık, iç dil, iç deniz, iç açıcı, iç içe, iç kale, içten içe, içbükey, iç mesele, iç siyaset
Türetilmiş Kavramlar
- [1] içgüdü, içerik, içermek, içerlek, içsel, içe dönük
Karşıt anlamlılar
- [1] dış
Kaynaklar
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] iç
Anlamlar
- [1] iç
Köken
- [1] (Eski Türkçe)
Anlamlar
- [1] iç
Anlamlar
- [1] hiç
Anlamlar
- [1] ya
Anlamlar
- [1] iç