İçeriğe atla

taç

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: tac, TAC

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

taç (belirtme hâli tacı, çoğulu taçlar)

Taç (1)
Taç (3)
  1. (giyim, monarşi, sembol adları) Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.
    • eş anlamlısı: iklil
    • Tahtlar, taçlar artık tarihe karıştı.
  2. Üstünlük, kudret ve kuvvet alameti olarak başa konan başlık.
  3. (evlilik, takılar) Gelinlerin başlarına takılan süs.
  4. (mobilya) Genellikle göz düzeyinden yüksek mobilyaların üstlerindeki kabartmalı, oymalı, süslü bölüm.
  5. (bitki anatomisi) Çiçeğin dıştan ikinci halkasında bulunan yaprakların hepsi.
  6. Bazı kuşların tarak biçimindeki sorgucu.
  7. (diş hekimliği) Diş etinin üstünde kalan ve dişin ağız içinde görünen parlak beyaz kısmı.
  8. (eskimiş, İslam) Bazı tarikatlarda şeyhlerin giydikleri başlık.
    • "Çelebilerin tacı, kırmızı fes üzerine koyu yeşil sarık sarılıdır." - Enver Behnan Şapolyo

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]
dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

taç giymek, taç beyit, taç giyme töreni, taç kapı, taç yaprak, taç yaprağı, taç yapraklı, baş tacı, çiçek tacı, diş tacı, Güneş tacı


Köken 2

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

taç (belirtme hâli tacı, çoğulu taçlar)

  1. (futbol, spor) Takımla oynanan top oyunlarında oyun alanının yan taraflarında kalan ve çizgiyle ayrılan kısım.
    • eş anlamlısı: yan

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

taca çıkmak, taç atışı, taç çizgisi

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler