last

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

İngilizce[değiştir]

[değiştir]

Tekil Çoğul
last lasts

Ico libri.png Anlamlar

[1] sonuncu kişi veya şey, bir şeyin dibi, sonu.
[2] Ayakkabıcıların ayakkabı tamir ederken kullandığı kalıp.

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/lɑːst/, çoğulu /lɑːsts/
Kafiyeler: -ɑːst
/læst/, çoğulu /læsts/ (Genel Amerikan İngilizcesi)
first (ABD) (yardım, dosya), çoğulu firsts (ABD) (yardım, dosya)
Kafiyeler: -æst
/last/ (Yüksek İngiliz İngilizcesi) (kuzeyi)
Kafiyeler: -ast
/last/ (Yüksek İskoç İngilizcesi)
Kafiyeler: -ast

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

last, çoğulu lasts

Nuvola apps bookcase2.png Örnekler

[1] The last of their guests had also gone.Son misafirleri de gitmişti.

Crystal Clear app Login Manager.png Deyimler

[1] at lastnihayet, sonunda

Lupa.pngBelirteç[değiştir]

Ico libri.png Anlamlar

[1] en son, son defa, son olarak

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/lɑːst/
Kafiyeler: -ɑːst
/læst/ (Genel Amerikan İngilizcesi)
first (ABD) (yardım, dosya)
Kafiyeler: -æst
/last/ (Yüksek İngiliz İngilizcesi) (kuzeyi)
Kafiyeler: -ast
/last/ (Yüksek İskoç İngilizcesi)
Kafiyeler: -ast

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

last

Nuvola apps bookcase2.png Örnekler

[1] She is the woman last heard of in Adana.Adana'da son olarak [hakkında] duyulan kadın o.

Lupa.pngEylem[değiştir]

Zaman Çekim
Mastar to last
Geniş zaman 3. tekil şahıs lasts
Şimdiki zaman sıfat-fiil lasting
Basit geçmiş zaman lasted
Geçmiş zaman sıfat-fiil lasted

Ico libri.png Anlamlar

[1] sürmek, devam etmek
[2] bozulmadan veya bitmeden kullanılmaya devam etmek, (belirli bir süre) dayanmak
[3] hayatta kalmak, dayanmak, -yı çıkartmak (geceyi, haftayı v.s.)

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/lɑːst/
Kafiyeler: -ɑːst
/læst/ (Genel Amerikan İngilizcesi)
first (ABD) (yardım, dosya)
Kafiyeler: -æst
/last/ (Yüksek İngiliz İngilizcesi) (kuzeyi)
Kafiyeler: -ast
/last/ (Yüksek İskoç İngilizcesi)
Kafiyeler: -ast

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

last

Nuvola apps bookcase2.png Örnekler

[1] the guitar solo lasted for twenty minutes.
[2] a lip pencil lasts longer than lipstick.
[3] He won't last the night.

Lupa.pngÖn ad[değiştir]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
last

Ico libri.png Anlamlar

[1] son, sonuncu
[2] bir önceki, geçen, geçtiğimiz

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/lɑːst/
Kafiyeler: -ɑːst
/læst/ (Genel Amerikan İngilizcesi)
first (ABD) (yardım, dosya)
Kafiyeler: -æst
/last/ (Yüksek İngiliz İngilizcesi) (kuzeyi)
Kafiyeler: -ast
/last/ (Yüksek İskoç İngilizcesi)
Kafiyeler: -ast

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

last

Nuvola apps bookcase2.png Örnekler

[1] They caught the last bus.
[2] Last year, her mother died at the age of 78.