İçeriğe atla

nihayet

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /ni.ha.ˈjet/
  • Heceleme: ni‧ha‧yet

Köken

[düzenle]

nihayet (belirtme hâli nihayeti, çoğulu nihayetler)

  1. son
    • Yatağın kenarın­dan dışarı fırlıyan parmakları, örtünün nihayetini kabar­tan ayakları, daha şimdiden ölü bir hâl almışlardı.
      — 1943, Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Remzi Kitabevi, s. 141

Belirteç

[düzenle]

nihayet

  1. Sonunda.
    • "Nihayet duam kabul olundu, önümde hiçbir hicap kalmadı, hakikat bana olduğu gibi tecelli etti." - Necip Fazıl Kısakürek
  2. -den başka bir şey değil.
    • "Ama bu, nihayet bir nüktedir." - Yusuf Ziya Ortaç


Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]