karga
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken 1
[düzenle]Ad
[düzenle]karga (belirtme hâli kargayı, çoğulu kargalar)

- (kargagiller, kuşlar) kargagiller familyasından, iri yapılı, düz gagalı, pençeli, tüyleri çoğunlukla siyah, yüksek ve rahatsız edici sesli kuş. (Corvus)
- Kabil'e önce toprağı kazmayı, sonra ölüsünü içine koyu üzerini kapamayı, yanında getirdiği ölü kargayı sükunetle gömerek anlatan bir karga değil miydi?— 2011, Esra PEKİN, Lilith, Sel Yayıncılık
Köken 2
[düzenle]Ad
[düzenle]karga (belirtme hâli kargayı, çoğulu kargalar)
- Bir şeyin asıl durumunu yitirerek baş aşağı olması.
- (denizcilik)Yelkenleri toplama.
Çekimleme
[düzenle]
Atasözleri
[düzenle]- karga dermiş ki: Çocuklarım olalı burnumu göme göme bok yiyemedim
- karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış
- karga mandayı babası hayrına bitlemez
- karga şakırdamış bülbülüm sanmış
- karga yavrusuna bakmış, benim ak pak evladım demiş
- kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz
- kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz
- karga dermiş ki: Çocuklarım olalı burnumu göme göme bok yiyemedim
- karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış
- karga mandayı babası hayrına bitlemez
- karga yavrusuna bakmış, benim ak pak evladım demiş
- karga şakırdamış bülbülüm sanmış
- şahin gözünü ette açmış; karga gözünü bokta açmış
- kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz
Deyimler
[düzenle]karga bokunu yemeden, kargadan başka kuş tanımamak, karga gibi,
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]kargabeyni, kargaburnu, karga burun, kargabüken, kargadelen, karga düleği, kargasekmez, karga yürüyüşü, alacakarga, alakarga, ıslak karga, karakarga, küçük karga, çeltikkargası, ekin kargası, kestane kargası, leş kargası, teneşir kargası
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de karga
Kumanca
[düzenle]Eylem
[düzenle]karga