İçeriğe atla

kırma

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

kırma (belirtme hâli kırmayı, çoğulu kırmalar)

  1. Kırmak işi; nakız
  2. Pile
  3. Kırılmış veya dövülmüş tahıl
    • "Nasibi tükendi ise önüne arpa kırması doldursan, altına kuş tüyü yatak sersen yine geberip gider." - Abbas Sayar
  4. (kâğıt) Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi.
  5. Ot bitmeyen bayır
    • "Yeşerir bayırlar, çöller, kırmalar / Nakışların bugün dört yanın dağlar." - Âşık Ali İzzet

Ön ad

[düzenle]

kırma (karşılaştırma daha kırma, üstünlük en kırma)

  1. (ateşli silahlar) Ortasından kırılarak doldurulan tüfek
    • 2009: Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfa 260 , Kavis Kitap
      "Duvarda silah armaları, tekli kırma, çift kırma, gümüş üstüne siyah nakışlı Arnavut işi kılıçlar, gümüş kakma eski zaman tüfekleri, ağızdan dolma piştovlar..."
  2. Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş canlı; melez
    • 2015: Emrah POLAT, 2015, Köpek Adamlar, sayfa 22 , İletişim Yayınları
      "Beş köpeğin dördü, halk arasında kırma diye anılan melez köpeklerdendi."
  3. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. söbü (mahrut) şey