gönül vermek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]gönül vermek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi gönül verir)
- sevmek, âşık olmak
- 1934'te yepyeni bir Türkçeye gönül vermiş olan Atatürk, sonraki üç dört yıl içinde, daha ılımlı bir dil devrimine yönelmiş olabilir mi?" - Talât Sait Halman
- bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelmek, eğinmek, meyletmek
- Atölyelerde bu işe gönül veren idealist öğretmenler ders vermekteydi." - Cahit Uçuk
- düşkün olmak
- Cevizli tel kadayıfına gönül verene de rastlanıyor. - Sait Faik Abasıyanık
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "gönül vermek" maddesi