fine

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

İngilizce[düzenle]

[düzenle]

[1] ceza

Söyleniş[düzenle]

IPA: /faɪn/, çoğulu IPA: /faɪns/
IPA: /fæːn/, çoğulu IPA: /fæːns/ (Tasmanya)

Heceleme[düzenle]

Heceleme: fine

Örnekler[düzenle]

[1] He was found to be guilty and had to pay the whole fine.
"Suçlu bulundu ve bütün cezayı ödemek zorunda kaldı.

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
fine finer
finest
Dinle (ABD aksanı).
[1] iyi (kaliteli, sağlam, memnun edici, istenen şekilde vb.)
[2] iyi (sağlığı yerinde vb.)
[3] ince
[4] ufak taneli (tahıl, tuz vb.)
[5] sivri (uç)
[6] belli belirsiz, az

Söyleniş[düzenle]

IPA: /faɪn/
IPA: /fæːn/ (Tasmanya)

Heceleme[düzenle]

Heceleme: fine

Eş anlamlılar[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] "What she said is fine."
"Söylediği iyi."
[2] "I am fine."
"İyiyim."

Köken[düzenle]

(Latince): finitus → (Eski Fransızca): fin → (Orta İngilizce): fin