baygın

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Belirteç[düzenle]

baygın

[1] bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde
İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu. - S. F. Abasıyanık

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

baygın (karşılaştırma daha baygın, üstünlük en baygın)

[1] bayılmış, kendinden geçmiş
[2] süzgün
Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar. - O. C. Kaygılı
[3] gönül vermiş
[4] insanı kendinden geçirir gibi olan
Bahçe kapısına varmadan daha. Baygın kokusu ıhlamurun. - Z. O. Saba
[5] yığılmış, dökülmüş
Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu. - Ö. Seyfettin

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Ön ad[düzenle]

baygın

[1] baygın

Köken[düzenle]

[1] Rumence

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki