İçeriğe atla

bağırmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ba‧ğır‧mak

Eylem

[düzenle]
Adam bağırıyor (1)

bağırmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bağırır)

  1. yüksek ve gür sesle konuşmak, nida
    • Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti. - Ö. Seyfettin
  2. kendini belli etmek
    • 'Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun.
  3. yüksek sesle azarlamak

Çekimleme

[düzenle]
bağırmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit bağırdım bağırdın bağırdı bağırdık bağırdınız bağırdılar
hikâye bağırdıydım bağırdıydın bağırdıydı bağırdıydık bağırdıydınız bağırdıydılar
rivayet — — — — — —
şart bağırdıysam bağırdıysan bağırdıysa bağırdıysak bağırdıysanız bağırdıysalar
bağırdılarsa
belirsiz geçmiş basit bağırmışım bağırmışsın bağırmış bağırmışız bağırmışsınız bağırmışlar
hikâye bağırmıştım bağırmıştın bağırmıştı bağırmıştık bağırmıştınız bağırmıştılar
rivayet bağırmışmışım bağırmışmışsın bağırmışmış bağırmışmışız bağırmışmışsınız bağırmışmışlar
şart bağırmışsam bağırmışsan bağırmışsa bağırmışsak bağırmışsanız bağırmışsalar
bağırmışlarsa
geniş basit bağırırım bağırırsın bağırır bağırırız bağırırsınız bağırırlar
hikâye bağırırdım bağırırdın bağırırdı bağırırdık bağırırdınız bağırırdılar
rivayet bağırırmışım bağırırmışsın bağırırmış bağırırmışız bağırırmışsınız bağırırmışlar
şart bağırırsam bağırırsan bağırırsa bağırırsak bağırırsanız bağırırsalar
bağırırlarsa
şimdiki basit bağırıyorum bağırıyorsun bağırıyor bağırıyoruz bağırıyorsunuz bağırıyorlar
hikâye bağırıyordum bağırıyordun bağırıyordu bağırıyorduk bağırıyordunuz bağırıyordular
rivayet bağırıyormuşum bağırıyormuşsun bağırıyormuş bağırıyormuşuz bağırıyormuşsunuz bağırıyormuşlar
şart bağırıyorsam bağırıyorsan bağırıyorsa bağırıyorsak bağırıyorsanız bağırıyorsalar
bağırıyorlarsa
gelecek basit bağıracağım bağıracaksın bağıracak bağıracağız bağıracaksınız bağıracaklar
hikâye bağıracaktım bağıracaktın bağıracaktı bağıracaktık bağıracaktınız bağıracaktılar
rivayet bağıracakmışım bağıracakmışsın bağıracakmış bağıracakmışız bağıracakmışsınız bağıracakmışlar
şart bağıracaksam bağıracaksan bağıracaksa bağıracaksak bağıracaksanız bağıracaksalar
bağıracaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit bağırayım bağırasın bağıra bağıralım bağırasınız bağıralar
hikâye bağıraydım bağıraydın bağıraydı bağıraydık bağıraydınız bağıraydılar
rivayet bağıraymışım bağıraymışsın bağıraymış bağıraymışız bağıraymışsınız bağıraymışlar
şart — — — — — —
şart basit bağırsam bağırsan bağırsa bağırsak bağırsanız bağırsalar
hikâye bağırsaydım bağırsaydın bağırsaydı bağırsaydık bağırsaydınız bağırsaydılar
rivayet bağırsaymışım bağırsaymışsın bağırsaymış bağırsaymışız bağırsaymışsınız bağırsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit bağırmalıyım bağırmalısın bağırmalı bağırmalıyız bağırmalısınız bağırmalılar
hikâye bağırmalıydım bağırmalıydın bağırmalıydı bağırmalıydık bağırmalıydınız bağırmalıydılar
rivayet bağırmalıymışım bağırmalıymışsın bağırmalıymış bağırmalıymışız bağırmalıymışsınız bağırmalıymışlar
şart bağırmalıysam bağırmalıysan bağırmalıysa bağırmalıysak bağırmalıysanız bağırmalıysalar
bağırmalılarsa
emir basit — bağır bağırsın — bağırın
bağırınız
bağırsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit bağırmadım bağırmadın bağırmadı bağırmadık bağırmadınız bağırmadılar
hikâye bağırmadıydım bağırmadıydın bağırmadıydı bağırmadıydık bağırmadıydınız bağırmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart bağırmadıysam bağırmadıysan bağırmadıysa bağırmadıysak bağırmadıysanız bağırmadıysalar
bağırmadılarsa
belirsiz geçmiş basit bağırmamışım bağırmamışsın bağırmamış bağırmamışız bağırmamışsınız bağırmamışlar
hikâye bağırmamıştım bağırmamıştın bağırmamıştı bağırmamıştık bağırmamıştınız bağırmamıştılar
rivayet bağırmamışmışım bağırmamışmışsın bağırmamışmış bağırmamışmışız bağırmamışmışsınız bağırmamışmışlar
şart bağırmamışsam bağırmamışsan bağırmamışsa bağırmamışsak bağırmamışsanız bağırmamışsalar
bağırmamışlarsa
geniş basit bağırmam bağırmazsın bağırmaz bağırmayız bağırmazsınız bağırmazlar
hikâye bağırmazdım bağırmazdın bağırmazdı bağırmazdık bağırmazdınız bağırmazdılar
rivayet bağırmazmışım bağırmazmışsın bağırmazmış bağırmazmışız bağırmazmışsınız bağırmazmışlar
şart bağırmazsam bağırmazsan bağırmazsa bağırmazsak bağırmazsanız bağırmazsalar
bağırmazlarsa
şimdiki basit bağırmıyorum bağırmıyorsun bağırmıyor bağırmıyoruz bağırmıyorsunuz bağırmıyorlar
hikâye bağırmıyordum bağırmıyordun bağırmıyordu bağırmıyorduk bağırmıyordunuz bağırmıyordular
rivayet bağırmıyormuşum bağırmıyormuşsun bağırmıyormuş bağırmıyormuşuz bağırmıyormuşsunuz bağırmıyormuşlar
şart bağırmıyorsam bağırmıyorsan bağırmıyorsa bağırmıyorsak bağırmıyorsanız bağırmıyorsalar
bağırmıyorlarsa
gelecek basit bağırmayacağım bağırmayacaksın bağırmayacak bağırmayacağız bağırmayacaksınız bağırmayacaklar
hikâye bağırmayacaktım bağırmayacaktın bağırmayacaktı bağırmayacaktık bağırmayacaktınız bağırmayacaktılar
rivayet bağırmayacakmışım bağırmayacakmışsın bağırmayacakmış bağırmayacakmışız bağırmayacakmışsınız bağırmayacakmışlar
şart bağırmayacaksam bağırmayacaksan bağırmayacaksa bağırmayacaksak bağırmayacaksanız bağırmayacaksalar
bağırmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit bağırmayayım bağırmayasın bağırmaya bağırmayalım bağırmayasınız bağırmayalar
hikâye bağırmayaydım bağırmayaydın bağırmayaydı bağırmayaydık bağırmayaydınız bağırmayaydılar
rivayet bağırmayaymışım bağırmayaymışsın bağırmayaymış bağırmayaymışız bağırmayaymışsınız bağırmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit bağırmasam bağırmasan bağırmasa bağırmasak bağırmasanız bağırmasalar
hikâye bağırmasaydım bağırmasaydın bağırmasaydı bağırmasaydık bağırmasaydınız bağırmasaydılar
rivayet bağırmasaymışım bağırmasaymışsın bağırmasaymış bağırmasaymışız bağırmasaymışsınız bağırmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit bağırmamalıyım bağırmamalısın bağırmamalı bağırmamalıyız bağırmamalısınız bağırmamalılar
hikâye bağırmamalıydım bağırmamalıydın bağırmamalıydı bağırmamalıydık bağırmamalıydınız bağırmamalıydılar
rivayet bağırmamalıymışım bağırmamalıymışsın bağırmamalıymış bağırmamalıymışız bağırmamalıymışsınız bağırmamalıymışlar
şart bağırmamalıysam bağırmamalıysan bağırmamalıysa bağırmamalıysak bağırmamalıysanız bağırmamalıysalar
bağırmamalılarsa
emir basit — bağırma bağırmasın — bağırmayın
bağırmayınız
bağırmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

avazı çıktığı kadar bağırmak, danalar gibi bağırmak, yangın var diye bağırmak


Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]