İçeriğe atla

yayan

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

yayan (karşılaştırma daha yayan, üstünlük en yayan)

(ön ad): Bu cadde, yayan nsanlarla dolu.(1)

(belirteç): İnsanlar, İstiklal Caddesi'ni yayan geçmek zorundalar.

  1. yürüyerek giden
    • 'Genç atlı ve yayan ihtiyar uzaktan uzağa seslendiler. - Y. K. Beyatlı
  2. (mecaz) Bilgisiz olan.
    • Arkadaş bu konuda pek yayanmış.

Belirteç

[düzenle]

yayan

  1. Yürüyerek, yaya olarak; tabanvay, yaya
    • Ben oraya kadar yayan gidemem, gurbetten memlekete yayan dönülmezdi. - Ö. Seyfettin

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]