İçeriğe atla

tabut

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi تابوت‎. Bu da Arapça تابوت‎ (tābūt, “1. Yahudilerin Musa Yasasını sakladıkları sandık, 2. sanduka, lahit”) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice-Süryanice aynı anlama gelen tēbūthā תבותא‎ sözcüğünden alıntıdır. (Bu sözcük İbranice tēbah תבה‎ (“aynı anlamda (özellikle Nuhun gemisi veya Musa yasalarının saklandığı sandık)”) sözcüğü ile eş kökenlidir.) Aramice-Süryanice sözcük Eski Mısır dili aynı anlama gelen [alfabe isteniyor] (tbt) sözcüğünden alıntıdır.

Söyleniş

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

tabut (belirtme hâli tabutu, çoğulu tabutlar)

Tabut. (1)
  1. (ölüm) Ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç; sal, ölü salı, dört kollu, imamkayığı.
    • "Kapının önünde bekleyen ufak bir cemaat gıcırdayan tabutu sallasırt ettiler." - Ercüment Ekrem Talu
  2. (halk ağzı) Bir yerden bir yere yumurta taşımaya yarayan uzun sandık.

Çekimleme

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
tabut

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "TABUT :"
  • Nişanyan Sözlük'te: tabut.

Ek okumalar

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça تَابُوت‎ (tābūt)

tabut

  1. tabut