İçeriğe atla

sel

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: sèl

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: sel

Köken

[düzenle]
  1. Arapça ﺳﻞّ (ar)

sel (belirtme hâli seli, çoğulu seller)

Sel (1).
İnsan seli, Kabe'nin etrafında dönüyor. (2)
  1. (hidroloji) sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
  2. Hareket hâlindeki büyük kalabalık.
    • Ellerinde çantalı, küçük yiyecek paketleri, kadınlı erkekli bir memur seli, Ulus Meydanı'na doğru akıyor. - N. Cumalı
  3. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış
  4. yoğunluk
    • Yüzüne baktığım zaman bir ışık selinin ondan bana doğru aktığını hissettim. - E. Işınsu

Deyimler

[düzenle]

sele gitmek, sele kapılmak, sel gibi akmak, sel gider, kum kalır, sel götürmek, sel olup akmak, sel seli götürmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

buzul seli, sevgi seli

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

sel

  1. (hidroloji) sel, su taşkını

Fransızca

[düzenle]

sel

  1. (baharatlar, kimya) tuz

Kazakça

[düzenle]

sel

  1. (hidroloji) sel, su taşkını

Kırgızca

[düzenle]

sel

  1. (hidroloji) sel, su taşkını