sel

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: sèl

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

sel (belirtme hâli seli, çoğulu seller) sel -li

[1] sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
[2] hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın
Ellerinde çantalı, küçük yiyecek paketleri, kadınlı erkekli bir memur seli, Ulus Meydanı'na doğru akıyor. - N. Cumalı
[3] etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış
[4] yoğunluk
Yüzüne baktığım zaman bir ışık selinin ondan bana doğru aktığını hissettim. - E. Işınsu

Köken[düzenle]

[1] Arapça

Deyimler[düzenle]

sel ağzından kütük kapmak
sel götürmek
sel önünden kütük kapmak
yel üfürdü sel götürdü
yel üfürdü sel götürdü

Atasözleri[düzenle]

Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yere yatma yel alır
Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
Baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır
Dağ başına harman yapma, savurursun yel için; sel önüne değirmen yapma, öğütürsün sel için
Derede tarla sel için, tepede harman yel için
Dereyi, tepeyi sel bilir; iyiyi kötüyü el bilir
Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "sel"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Azerice[düzenle]

[düzenle]

sel

[1] sel

Kazakça[düzenle]

[düzenle]

sel

[1] sel

Kırgızca[düzenle]

[düzenle]

sel

[1] sel

Fransızca[düzenle]

[düzenle]

sel

[1] (baharatlar, kimya) tuz