İçeriğe atla

tuz

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: tűz

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

tuz (belirtme hâli tuz, çoğulu tuzlar)

Tuz (1)
  1. (baharatlar, kimya) Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde.
    • "Meydandaki ateşe tuzunu, bir avuç tuzunu alan gelirdi..." - Yaşar Kemal
  2. Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim; sodyum klorür (NaCl).

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

tuz (veya tuzla) buz etmek, tuz (veya tuzla) buz olmak, tuz biber ekmek, tuz koktu, tuzu biberi olmak, tuzu olmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

tuz ekmek düşmanı, tuz ekmek hakkı, tuz ruhu, tuzu kuru, iyotlu tuz, bakır tuzu, bulaşık makinesi tuzu, İngiliz tuzu, kaya tuzu, limon tuzu, sofra tuzu


Çeviriler

[düzenle]

bir asitle bir bazın tepkimeye girmesi neticesinde meydana gelen madde

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tuz

tuz

  1. (baharatlar, kimya) tuz

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarcası

[düzenle]

tuz

  1. (baharatlar, kimya) tuz

Özbekçe

[düzenle]

tuz (çoğulu tuzlar)

  1. (baharatlar, kimya) tuz