sınırlı
Görünüm
| Ayrıca bakınız: sinirli |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]sınırlı


- Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan.
- eş anlamlısı: hudutlu
- Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli olan.
- Az sayıda.
- "Bu, sınırlı bir topluluk önünde küçük bir rol oynamak da olsa bana ölüm gibi gelmişti." - Adalet Ağaoğlu
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]sınırlı ortaklık, sınırlı sayı, sınırlı sorumluluk, sınırlı uyuşturma