İçeriğe atla

sınırlı

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: sinirli

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /sɯ.nɯɾˈɫɯ/
  • Heceleme: sı‧nır‧lı

Ön ad

[düzenle]

sınırlı

Sınırlı bir alan. (1)
5 mermiyle sınırlı bir şarjör. (2)
Sınırlı üretim bir bira. (3)
  1. Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan.
  2. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli olan.
    • eş anlamlıları: limitet, münhasır
    • "Bizim divan edebiyatımızın da halk edebiyatımızın da konuları sınırlıdır." - Necati Cumalı
  3. Az sayıda.
    • "Bu, sınırlı bir topluluk önünde küçük bir rol oynamak da olsa bana ölüm gibi gelmişti." - Adalet Ağaoğlu

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

sınırlı ortaklık, sınırlı sayı, sınırlı sorumluluk, sınırlı uyuşturma

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]