kombinezon
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]- Fransızca combinaison (“1. ikili bileşim, 2. bir tür kadın iç çamaşırı”) sözcüğünden.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kombinezon (belirtme hâli kombinezonu, çoğulu kombinezonlar)

- Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler bütünü.
- Resmin bir tek finalitesi ve metafiziği olabilir: Çizgilerin ve renklerin sonsuz kombinezonu, şekillerin ve cisimlerim sonsuz tağyiri ile plâstik sentezlerin envaını kurarak, çizgi ve rengin, ışığın, gölgenin ve şeklin dımağda uyandıracağı entelektüel hazzı temin etmek.— 1936, Nurullah Cemal BERK, “Resim Nedir?”, Ağaç, 4. sayı, s. 11
- (iç giyim) kadınların elbise altına giydiği bir tür içlik.
- ilki benimle yapan delikanlının biri paltosunun cebinden bir paket çıkardı. " Mehtap giyer misin, sana hediye aldım " dedi. Bir baktım kırmızı kombinezon, siyah külot getirmiş.— 2000, Mehtap KANDEMİR, Komple Muamele, Parantez Yayınları, s. 108
- Pek çok kadının önünden geçirdi, sonra birine yol yordam öğretiyor olmanın verdiği keyifle, üstünde ten rengi bir kombinezondan başka bir şey olmayan genç bir kadına teslim etti.— 2014, Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, Can Sanat Yayınları, s. 127
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Nişanyan Sözlük'te: kombinezon.