İçeriğe atla

kazan

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kazan

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (ḳazğan, büyük bakır kap) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

kazan (belirtme hâli kazanı, çoğulu kazanlar)

Yemek pişirilen bir kazan. (1)
Kazanlar (2).
  1. (kaplar) Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap.
    • "Koca bir kazan patates kaynattık." - Aka Gündüz
  2. (mühendislik) Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.
    • Kazan patladı.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kazanı kapalı kaynamak, kazan kaldırmak, kazan devirmek,

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kazan dairesi, kazandibi, kazan kebabı, kazan taşı, banyo kazanı, boyama kazanı, buhar kazanı, cadı kazanı, çamaşır kazanı, çay kazanı, kalorifer kazanı

Eylem

[düzenle]

kazan

  1. kazanmak sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi

Çeviriler

[düzenle]
kazan

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "KAZAN :"
  • Nişanyan Sözlük'te: kazan.

Ek okumalar

[düzenle]