İçeriğe atla

kart

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (kart, 1. uyuz, irinli yara, 2. yaşlı kişi) sözcüğünden. Bu sözcük Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (karı-, yaşlanmak) fiilinden Eski Türkçe +Ut (+Ut) ekiyle türetilmiş olabilir ancak bu kesin değildir.

Ön ad

[düzenle]

kart (karşılaştırma daha kart, üstünlük en kart)

(ön ad): Kart bir meyve. (1)
  1. Tazeliği geçmiş; körpe karşıtı.
  2. yaşlı.
    • Bu kart hatunun, bu içi dışı pörsük kadının hâlâ piyasa yeri araması beni çıldırtıyor!|Halide Edib Adıvar|H. E. Adıvar

Deyimler

[düzenle]

karta kaçmak

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

Köken 2

[düzenle]

Fransızca carte (kesilmiş kâğıt parçası, pusula, harita) sözcüğünden. Bu sözcük İtalyanca carta (kâğıt) sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Latince aynı anlama gelen charta sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca χάρτης (khártēs, papirüs tabakası) sözcüğünden alıntıdır. Eski Yunanca sözcük Eski Mısır dili bir sözcükten alıntı olabilir ancak bu kesin değildir.

kart (belirtme hâli kartı, çoğulu kartlar)

Hakem, elinde bir kart tutuyor. (1)
Kart (2)
Kimlik kartı. (4)
Kart (7)
Ulaşım kartı (8)
  1. Düzgün kesilmiş ince karton parçası.
  2. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası; kartvizit.
  3. kartpostal
    • Paluko ölünce Sabahattin Bey Paris'teki Abidin Dino'ya bir kart gönderiyor, "Paluko öldü işte, işte hepimiz gidiyoruz, kalanlara selam olsun," diye.
      — Cevat Çapan, 2025, “Sabahattin Eyuboğlu”, Sözcükler, 118. sayı, s. 30
  4. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge.
    • Basın kartı.
  5. (iskambil) iskambil kâğıdı.
    • "Orhan da gene gördü ve iki kart aldı. Doktor üç kart istedi. Öteki oyuncular homurdandılar." - Tarık Buğra
  6. (fotoğrafçılık) Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim.
  7. (telefonculuk) Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık.
    • "… cebindeki anahtarı çıkardı ve kilitli olan çekmeceyi açtı, telefonu aldı, kartı taktı ve arkasına yaslandı." - Engin Karadeniz
  8. (bankacılık) Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kart basmak, kart okutmak, kart çıkartmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

açık kart, ek kart, hamilikart, kırmızı kart, manyetik kart, sanal kart, sarı kart, serbest kart, sim kart, temassız kart, yeşil kart, adres kartı, banka kartı, basın kartı, duhuliye kartı, ekran kartı, giriş kartı, kimlik kartı, kredi kartı, nakit kartı, ödeme kartı, özel gün kartı, posta kartı, tanıtma kartı, tebrik kartı, telefon kartı, uçuş kartı, varlık kartı, yaka kartı, ziyaretçi kartı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "KART :"
  • Nişanyan Sözlük'te: kart.

Ek okumalar

[düzenle]

Kumanca

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

kart

  1. yaşlı