kanaat
Görünüm
Türkçe
[düzenle][ka·na:·at]
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]kanaat (belirtme hâli kanaati, çoğulu kanaatler)
- elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum
- El var, titrer durur, el var yumuk yumuk. El var pençe olmuş, el var yumruk. - Ziya Osman Saba
- kanma, inanma
- Sınıfını geçeceğine kanaatim yok.
- kanış, kanı, inanç, düşünce
- Biz kanaatlerimizi açık söyleriz. - Etem İzzet
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kanaat" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]- Arapça qanaat
Ad
[düzenle]kanaat
- kanaat