kanaat

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[ka·na:·at]

Köken[düzenle]

Arapça

[düzenle]

kanaat (belirtme hâli kanaatı, çoğulu kanaatlar) -ti

  1. elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum
    El var, titrer durur, el var yumuk yumuk. El var pençe olmuş, el var yumruk. - Ziya Osman Saba
  2. kanma, inanma
    Sınıfını geçeceğine kanaatim yok.
  3. kanış, kanı, inanç, düşünce
    Biz kanaatlerimizi açık söyleriz. - Etem İzzet

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]




Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

kanaat

[1] kanaat

Köken[düzenle]

[1] Arapça qanaat

Atasözleri[düzenle]

Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz
Kanaat gibi devlet olmaz

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki