kalıntı

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın kalıntı kalıntılar
Belirtme (-i) kalıntıyı kalıntıları
Yönelme (-e) kalıntıya kalıntılara
Bulunma (-de) kalıntıda kalıntılarda
Çıkma (-den) kalıntıdan kalıntılardan
Tamlayan kalıntının kalıntıların

kalıntı -sı kalıntı -sı

[1] artıp kalan şey, bakiye
[2] eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe
Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne. - N. Cumalı
[3] iz, işaret
[4] (kimya) metallerin erimesi sırasında, dışık gibi çıkmayıp katılaşarak yapıda kalan sülfür, nitrür vb. özdek
[5] bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir. - H. Taner

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler