İçeriğe atla

imperative

Vikisözlük sitesinden

İngilizce

[düzenle]

imperative (çoğulu imperatives)

  1. zorunluk, zorunluluk, gereklilik
  2. emir, buyrum
  3. (dil bilimi) emir kipi, buyrum kipi

Örnekler

[düzenle]
  1. "Visiting İstanbul is an imperative"
  2. "The verbs in sentences like "Do it!" and "Say what you like!" are in the imperative"

Ön ad

[düzenle]

imperative (karşılaştırma more imperative, üstünlük most imperative)

  1. Zaruri, zorunlu, gerekli

Örnekler

[düzenle]
  1. "It is imperative that you come here right now"