get

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

Dinle (ABD aksanı).

Söyleniş[düzenle]

(BK) IPA: /ɡɛt/, /ɡɪt/, [ɡɛʔ]

get

[1] bir şey eline ulaşmak, almak, elde etmek
[2] muzdarip olmak, sahip olmak, yakalanmak (hastalığa vb.)
[3] getirmek
[4] hazırlamak (yiyecek)
[5] karşılaşmak, rastlamak (belirli bir yerde)
[6] ... ile seyahat etmek veya yakalamak (taşıt)
[7] bir sonuca veya yanıta ulaşmak.
[8] temas kurmak, ulaşmak
[9] (kapıya veya telefona) bakmak.
[10] (teklifsiz konuşma) kendini beğenmiş birine dikkat çekmek için söylenir.
[11] edilgen yapı kurmaya yarar. -ılmak
[12] birine bir şeyi yaptırmak (genellikle ikna ederek)
[13] fırsatını yakalamak, imkanı elde etmek
[14] binmek, girmek (bir taşıta, borca vs.)
[15] bir yerden başka bir yere götürmek, transfer etmek
[16] (have got) sahip olmak, iyelik. (bakınız have)
[17] yumruk atmak ya da bir şey ile vurmak
[18] (teklifsiz konuşma) cezalandırmak, yaralamak, öldürmek, görüşmek (hesaplaşmak)
[19] (teklifsiz konuşma) hakkını elde etmek, payına düşeni almak
[20] (teklifsiz konuşma) birini kızdırmak, çileden çıkartmak.
[21] şaşırtmak, afallatmak
[22] (teklifsiz konuşma) birini veya bahsi geçen konuyu anlamak
[23] (artık kullanılmayan sözcükler) bir konuyu, bilgiyi çalışarak öğrenmek, anlamak.

Örnekler[düzenle]

[1] I got a letter from him.
[2] I got a sudden pain in my left eye.
[3] Get another chair.
[4] I will get the dinner.
[5] For someone used to the tiny creatures we get in England it was something of a shock.
[6] I got a taxi across to Bağdat Street.
[8] You can get me home if you need me.
[9] I'll get the door.
[10] get her!
[11] The girl got drowned.
[12] They got her to sign the consent form.
[13] He got to try out a few of these nice new cars.
[14] She got into the car.
[15] She had to get them away from the rocks.
[17] You got me in the eye!
[18] I'll get you for this.
[19] I'll get mine, you'll get yours.
[21] She had got me there: I could not answer.
[22] What do you mean? I don't get it.

Eş anlamlılar[düzenle]

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Köken[düzenle]

(Ana Hint-Avrupa dili): *gʰend- → (Proto-Cermence): *getaną → (Eski Norsça): geta → (Orta İngilizce): geten

[düzenle]

get (çoğulu gets)

[1] (artık kullanılmayan sözcükler) hayvan yavrusu
[2] (teklifsiz konuşma) hoşa gitmeyen, işe yaramaz kişi

İsveççe[düzenle]

[düzenle]

get

[1] (boynuzlugiller) keçi