İçeriğe atla

emin olmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça امن‎ (ʔ-m-n, “güven”, “emniyet”) kökünden türeyen أمين‎ (emīn, “güvenilir”, “emin”) + Osmanlı Türkçesi اولمق‎ (olmak).

Söyleniş

[düzenle]
[e·miːn ol·mak]

Heceleme

[düzenle]
e·min ol·mak

Birleşik eylem

[düzenle]

emin olmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi emin olur)

  1. (Kesinlik, şüphesizlik) Bir durumun, bilginin veya olayın doğruluğundan, gerçekliğinden ya da gerçekleşeceğinden hiçbir kuşku duymamak, tam bir kanaat getirmek.
    "Havuzda yıldızların aksine bakıyoruz; fakat aynı şeyi hissettiğimizden emin olmamak azabı içindeyim." - Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    Ne kadar kontrol etsem de, bu raporun hatasız olduğundan bir türlü emin olamıyorum.
  2. (Güven) Bir kişi, nesne veya durumun doğruluğuna, dürüstlüğüne, güvenilirliğine veya sözüne kayıtsız şartsız güvenmek; ondan şüphe duymamak.
    Arkadaşımın dürüstlüğünden daima eminim.
    Emin olma duygusunu çok özledim. Elimi nereye atsam şüphe. - José Mauro de Vasconcelos, Şeker Portakalı
  1. (Kontrol, teyit) Bir işin veya durumun eksiksiz, doğru ve istenilen şekilde olduğunu anlamak için gerekli kontrol veya hazırlığı yapmak.
    Kapıyı kilitleyip kilitlemediğinden emin olmak için bir kez daha kontrol etti.
    Yola çıkmadan önce, arabanın lastiklerinin havasını kontrol ettiğimizden emin olalım.


Çekim

[düzenle]
Geniş zaman → emin olur
Şimdiki zaman → emin oluyor
Gelecek zaman → emin olacak
Belirli geçmiş zaman → emin oldu
Belirsiz geçmiş zaman → emin olmuş
Gereklilik → emin olmalı
Emir → emin ol

Eş anlamlılar

[düzenle]

İlgili deyimler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]