İçeriğe atla

düdük

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: dü‧dük

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe düt (üfleme sesi), yansıma (onomatope)

düdük (belirtme hâli düdüğü, çoğulu düdükler)

(ad): düdük (1)
  1. (aletler) İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç
  2. (ses, otomotiv) Taşıtlarda karşı tarafı uyaran sesli mekanizm; korna, klakson
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 103 , Kanat Yayınları
      "Şoför düdük çalıyor kalkarken."

Ön ad

[düzenle]

düdük (karşılaştırma daha düdük, üstünlük en düdük)

  1. (argo, zihin) Akılsız, boş kafalı kişi


Atasözleri

[düzenle]

dediğim dedik, çaldığım düdük, parayı veren düdüğü çalar

Deyimler

[düzenle]

düdük gibi, düdük gibi kalmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

başlama düdüğü, canavar düdüğü, cankurtaran düdüğü, düdük gibi olmak, dilli düdük, düdük makarnası,

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

düdük

  1. düdük

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tütä

düdük

  1. düdük
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki