cry

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

Dinle (ABD aksanı).
[1] ağlamak
That sad movie always makes me cry. - Bu üzücü film beni hep ağlatır
[2] bağırmak, inlemek, haykırmak, seslenmek, çağırmak
The captured bear cub tried to cry out to its mother. - Yakalanan ayı yavrusu annesine seslenmeye çalıştı.

[düzenle]

cry (çoğulu crys)

[1] ağlama, ağlayış
[2] çığlık, yakarış