yazıcı
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Yazıcı |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]yazıcı (belirtme hâli yazıcıyı, çoğulu yazıcılar)

- yazar
- Küçük muharrirler de, yüksek yazıcılara, eserlerinin yanında kendilerininkinin adiliği meydana çıktığı için düşmanı oluyorlar.— 1936, Abdülhak Şinasi HİSAR, “Edebiyata Dair Küçük Notlar”, Ağaç, 7. sayı, s. 5
- (meslekler) İşi yazı yazma olan kimse.
- Duruşma salonuna almışlar Gılay Nuri’yi. Yargıcın önünde, kürsünün altındaki masada oturan tombulca, gençten, esmer güzeli yazıcı kadın başka türlü bakmış Nuri’ye.— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 136
- Bir şairin divanını yazmaya başlamak, yazıcı için her seferinde Kaf Dağı'nın ardındaki ormana gitmekti.— 2024, Meliha YILDIRIM, Remil, Alakarga Sanat Yayınları, s. 8
- (bilişim) Bilgisayarda hazırlanan metin, resim ve çizimleri kâğıt üzerine yazan araç
- (askeriye) Orduda yazı işleri ile uğraşan er veya erbaş.
- Yazıcı, tekdüze bir sesle çabuk çabuk okuyordu. - Yusuf Atılgan
- (sinema) bir filmin yazılarını hazırlayan, yazıcı cihazı kullanan kişi
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "YAZICI :"