verev
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: ve‧rev
Ön ad
[düzenle]verev (karşılaştırma daha verev, üstünlük en verev)
- Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan.
- 2025: Cabir ÖZYILDIZ, 2025 Dünyanın Bütün Karıncaları, sayfa 79 , Vacilando Kitap
- "Abilerimi bilmem ama o zılgıt benim ciğerime derin, verevine bir kesik açtı."
- 2025: Cabir ÖZYILDIZ, 2025 Dünyanın Bütün Karıncaları, sayfa 79 , Vacilando Kitap
- (Afyonkarahisar ağzı) Düşünmeden konuşan.
Ad
[düzenle]verev (belirtme hâli verevi, çoğulu verevler)
- (Ankara, Kırşehir, Kayseri ağzı) Bayır, yokuş, yamaç.
- (Denizli ağzı) Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı vb. için.
- (hastalık) (Isparta ağzı) verem.
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "verev" maddesi