use

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

İngilizce[düzenle]

Dinle (ABD aksanı).

[düzenle]

use (çoğulu uses)

  1. yarar, fayda, avantaj, üstünlük, kâr, kazanç

Eylem[düzenle]

use

  1. bir şeyi gerçekleştirmek için başka bir şeyden yararlanmak, kullanmak
    she used her key to open the front door.
  2. bir kişiyi veya durumu şahsi çıkarları doğrultusunda sömürmek, kullanmak
    I couldn't help feeling that she was using me.
  3. (use something up) bir şeyin tamamını kullanmak, bitirmek
  4. (be used up) (teklifsiz konuşma) yorgunluktan veya duygusal anlamda bitmek, tükenmek
  5. uyuşturucu kullanmak
  6. (used to) bir şeyin geçmişte bir süreliğine veya düzenli olarak yapıldığını belirtmek için kullanılır. ... yapardı(m), ... ederdi(n) vs.
    I used to buy flowers everyday.
  7. (be/get used to) zamanla bir şeye alışmak
    she was used to getting what she wanted.
  8. (could use) (teklifsiz konuşma) hoşuna gitmek veya işine gelmek, işine yaramak
    I could use another cup of coffee.
  9. kullanma, kullanım

Örnekler[düzenle]