tuman
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]tuman (belirtme hâli tumanı, çoğulu tumanlar)
- (halk ağzı, iç giyim) Don, şalvar.
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 97 , Kanat Yayınları
- "Ben anahtar sesini duyunca tumanı yelkeni toplayıp topukladım dakikasında."
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 97 , Kanat Yayınları
- (spor) Pehlivan kıspeti
- (halk ağzı) "duman" kelimesinin çeşitli lehçe, ağız ve şivelerdeki söylenişi
Eş anlamlılar
[düzenle]Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]- Onbin
- sancak
- kaza
- Iran şahlarının bir nevi altun ve sike ve rütbesi dir.
Kumanca
[düzenle]Ad
[düzenle]tuman
Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.