nöbet

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

nöbet (belirtme hâli nöbeti, çoğulu nöbetler) nöbet -ti

[1] sıra, keşik
Bu akşam nöbet sizde, masrafı siz yapacaksınız.
[2] sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi
[3] sıra ile yapılan görev, iş
Karlı dağlar başında nöbet geceleri, siper içlerindeki yağmurlu uzun günler. - Y. K. Karaosmanoğlu
[4] hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş
Bir aralık nöbeti artmış olacak, kebenin altından arabacıya seslendi. - M. Ş. Esendal
[5] vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü
Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi. - S. F. Abasıyanık
[6] kez, defa
Akşamları gelince sofra kalktıktan sonra çocuklarla bir nöbet daha oyun oynanır. - R. N. Güntekin
[7] resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka

Köken[düzenle]

[1] Arapça

Atasözleri[düzenle]

[1] Değirmene gelen nöbet bekler

Deyimler[düzenle]

değirmene gelen nöbet bekler
nöbet beklemek
nöbet tutmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]