kayık
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]kayık (belirtme hâli kayığı, çoğulu kayıklar)

- (deniz taşıtları) Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne:
- "Halk arabalarla, kayıklarla, yaya olarak oralara kadar geliyor ve bu ağaçların altına dağılıyordu." - Asaf Halet Çelebi
Ön ad
[düzenle]kayık (karşılaştırma daha kayık, üstünlük en kayık)
- Bir yana kaymış:
- "Çiçekli kumaştan, büzgülü, yakası kayık bir elbise dikti." - Lâtife Tekin
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "kayık" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe qanguq
Ad
[düzenle]kayık
- (denizcilik) kayık
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki