cesaret
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi جسارت. Bu da Arapça جسارة (casāra(t), “cesur olma, ataklık”) sözcüğünden. Bu sözcük Arapça جسور (casara, “bir dere veya vadiyi geçti, tehlikeye atıldı, girişti”) fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]cesaret (belirtme hâli cesareti, çoğulu cesaretler)
- Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven; cüret.
- "Bütün halk türküleri gibi ölenin örnek cesaretini öven türkülerdi bunlar." - Necati Cumalı
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]cesaret almak, cesaret bulmak, cesarete gelmek, cesaret etmek, cesaret gelmek, cesaret göstermek, cesaretini kırmak, cesaretini toplamak, cesaret vermek
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de cesaret