bozgun
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]bozgun (karşılaştırma daha bozgun, üstünlük en bozgun)
- Bozulmuş, dağılmış.
- Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın.
Örnekler
[düzenle]- "Bozgun ordu."
- "Bozgun yüzünde bir an, derin gölgeler belirdi."
Ad
[düzenle]bozgun (belirtme hâli bozgunu, çoğulu bozgunlar)
- Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık.
- (askeriye) Yenilgi.
Örnekler
[düzenle]- "Büyük bozgundan sonra Şam istasyonunda bırakmaya mecbur olduğumuz en son vagonun bile içi mecidiye dolu idi."- F. R. Atay.