billur
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]billur (belirtme hâli billuru, çoğulu billurlar)
- bazı cisimlerin bazı fiziksel etkiler altında aldıkları veya doğal olarak bulundukları geometrik biçim:
- Gece nemli geçerse suyunu yitiren tuz billurları yeniden su alır ve hacmi genişler. - İbrahim Sarı
- bir maddenin atom veya moleküllerinin art arda tekrarlanmasından ve belirli bir kurala göre sıralanmasından meydana gelen, simetrik olarak birleşmiş düz satıhlar biçimindeki katı madde; kristal, kesme cam
- ... tavandaki avizenin billurlarında bir an sessiz sedasız çınladıktan sonra kaybolan o vapur ışıkları gibi bütün ömrünü ışığa, renge, şiire boğacaktı. - Ahmet Hamdi Tanpınar
- çok berrak ve pürüzsüz, parıltılı, ışıklı olan:
- Bu, dile dönüşmüş bir insanın, sözün billuruna vardığı bir arınmadır.— Şükrü ERBAŞ, 2019, Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya, s. 69, Kırmızı Kedi Yayınları
- koç testisi
- (halk ağzı) bardak
- Billurlar, kavanozlar, sürahiler, kolonya şişeleri hayatımızdan gidince, bir süs eşyaları kalmıştı işlikte yapılacak.— Nalân KİRAZ, 2014, Gölgeli Konak, sayfalar 85-86, Alakarga Sanat Yayınları
Ön ad
[düzenle]billur (karşılaştırma daha billur, üstünlük en billur)
- bu maddeden yapılmış
- Su sesi ve kanat şakırtısından. Billur bir avize Bursa'da zaman. - Ahmet Hamdi Tanpınar
- duru, temiz ve akıcı olan
- 'Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek. - Attilâ İlhan
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "billur" maddesi