İçeriğe atla

beylik

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi بكلك, o da Eski Türkçe beglig (beglig) kelimesinden gelmektedir (bey + -lik).

Söyleniş

[düzenle]

beylik (belirtme hâli beyliği, çoğulu beylikler)

  1. Bey olma durumu.
  2. (askeriye) Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi.
  3. (mecaz) Rahat yaşama.
  4. (politika, tarih) Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke; emîrlik, emaret, mirlik.
    • Son vitrinde bulunan İslamî sikkeler içinde, Emevî, Abbasî, Artuklu, Anadolu Selçuklu, İlhani ve İsfendiyaroğulları gibi beyliklere ait madeni paralar ile Osmanlı padişahlarına ait sikkeler kronolojik bir sıraya göre sergilenmiştir.
      — Tanju ÖZORAL, 2025, “Antalya Müzesi”, Sanat dünyamız, 206. sayı, s. 162
  5. (politika) hükûmet.
    • Beylikten alacaklı olmak.

Atasözleri

[düzenle]

bey oğlu kulluk, kul oğlu beylik, bir günlük beylik, beyliktir, çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış

Deyimler

[düzenle]
beylik çeşmesinden su içme
beylik fırın has çıkarır

Kelime birliktelikleri

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

beylik (karşılaştırma daha beylik, üstünlük en beylik)

  1. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği
    • Çaresiz yine güneyde beylik bir tatil köyüne gideceğiz. - Haldun Taner
  2. basmakalıp
    • 'Aramızdaki konuşmalar, beylik konuşmalar sınırını aşmamıştı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  3. (politika, tarih) Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî.
    • "Beylik mal olduğundan askeriye şoförünün de katiyen insafı, acıması yok." - Kemal Tahir

Atasözleri

[düzenle]
Beylik çeşmeden su içme

Çeviriler

[düzenle]
ad

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]