İçeriğe atla

abide

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Abide

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça ābid (kalan), Türkçede 20. yy başlarından itibaren Fransızca "monument" karşılığı olarak kullanılmıştır.

abide (belirtme hâli abideyi, çoğulu abideler)

9 Eylül Şehitler Abidesi
  1. (yapılar, tarih) Tarihî ehemmiyeti olan bir hadiseye veya tarihî bir şahsa hatıra olarak koyulan nişangâh, heykel vs., anıt, estelik
    • Bu hatlar, bu çiniler, bu nakışlar olmasa bu abideler de olmazdı. - Orhan Seyfi Orhon
  2. Kadim devirlere ait medeniyet eseri.
    • Pek eski bir âbide olan Yeşil Câmi’in bu yenilik hâli işte bu tâmirden ileri geliyor - Ahmet Hâşim
  3. Yadigâr.

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

abide

  1. abi (ad) sözcüğünün bulunma tekil çekimi

Kaynakça

[düzenle]

İngilizce

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

abide (üçüncü tekil kişi geniş zaman abides, şimdiki zaman abiding, geçmiş zaman ve yakın geçmiş zaman abode)

  1. çekmek, tahammül etmek, dayanmak

Zazaca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: a‧bi‧de

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi آبده (âbide) sözcüğünden nakledildi, Arapça آبِدة (ʾābide) sözcüğünden.

abide e (çoğulu abidey)

  1. abide