Schatz

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Almanca[düzenle]

[düzenle]

Lua error in Modül:parameters at line 108: The parameter "5" is not used by this template..

[1] soy metalden veya kıymetli taşlardan yapılmış saklı kolleksiyon
[2] şahsî varlığın biriktirilmiş kıymetli eşyaları
[3] (coğrafya) tabii kaynaklar
[4] (kültür) bir cemiyetin kültür mirası
[5] sevgili
[6] (finans) borçların tahvili
[7] (hukuk) sahibi belirsiz bulunmuş eşya

Söyleniş[düzenle]

IPA: ʃaʦ
Kafiyeler: -aʦ

Heceleme[düzenle]

Heceleme: Schatz, çoğulu Heceleme: Schät·ze

Küçültmeler[düzenle]

[5] Schätzchen, Schatzi

Eş anlamlılar[düzenle]

[1, 2] Besitz, Bestand, Geld, Gut, Kapital, Kostbarkeit, Mittel, Vermögen
[5] Liebling

Üst kavramlar[düzenle]

[1] Wert

Alt kavramlar[düzenle]

[1] Goldschatz, Münzschatz, Nazi-Schatz, Silberschatz
[2] Brautschatz, Kirchenschatz, Kronschatz, Kunstschatz
[3] Bodenschatz
[4] Anekdotenschatz, Liederschatz, Sprachschatz, Wortschatz, Zitatenschatz

Örnekler[düzenle]

[1] Manch ein Seeräuber hat einen Schatz vergraben und nicht wieder gefunden.
Birçok korsan bir hazine gömdü ve bir daha bulamadı.
[1] „Im Hafen liegt eine Kriegsflotte vor Anker, und der Herrscher der Dänen empfängt hier erfolgreiche Wikinger, die mit Schätzen beladen von Kriegsfahrten zurückkehren.[1]
"Limanda bir savaş filosu demirli ve Danimarkalıların sultanı burada hazinelere yüklü olarad dönen başarılı Vikingleri karşılar."
[1] „Schwer mit den Schätzen des Orients beladen / ziehet ein Schifflein am Horizont dahin. …“Volkslied[2]
„Şarkın hazineleriyle çokça yüklenmiş olarak / bir gemicik ufukta seyreder. …“Halk şarkısı
[2] Ein altes Buch kann ein echter Schatz sein.
Eski bir kitap gerçek bir hazine olabilir.
[3] Südafrikas Schatz sind Diamantenminen.
Güney Afrika'nın hazinesi elmas madenleridir.
[4] Viele Völker hüten ihr Brauchtum als einen besonderen Schatz.
Birçok milletler geleneklerini özel hazine olarak korumaktadır.
[5] Das Kind ist ein richtiger Schatz.
Çocuk gerçekten çok hoş. (kelime kelimesine Çocuk gerçekten bir hazine)
[7] Der Münzfund erwies sich als sehr alter Schatz.
Sikke buluşu(yla ortaya çıkan paranın) çok eski bir hazine olduğu ortaya çıktı.

Deyimler[düzenle]

[1] Schätze sammeln, einen Schatz heben
[5] zur Sache, Schätzchen!

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] brandschatzen, schatzen, schätzen
[1] Schatzamt, Schatzfund, Schatzgräber, Schatzhaus, Schatzinsel, Schatzkammer, Schatzkanzler, Schatzkarte, Schatzmeister, Schatzsuche
[2] Schatzkästchen
[6] Schatzanweisung

Köken[düzenle]

Orta Yüksek Almanca scha(t)z (gmh), Eski Yüksek Almanca scaz (goh) („para, varlık, hayvan“, Cermence *skatta- „sahiplik, hayvan“. Kelime 8. asırdan beri kullanımdadır.[3]

Kaynakça[düzenle]

  1. 2012, Joachim Telgenbüscher, Haithabu – Metropole zwischen den Meeren
  2. "Schwer mit den Schätzen des Orients beladen" (Deutsch). 2016-02-22 tarihinde erişilmiştir.
  3. Friedrich Kluge, Elmar Seebold tarafından hazırlanmış „Etymologisches Wörterbuch der deutschen Sprache“ (Almancanın etimolojik sözlüğü). 24. gözden geçirilmiş ve genişletilmiş baskısı. Walter de Gruyter, Berlin/New York 2001, ISBN 978-3-11-017473-1, DNB 965096742, kelime: „Schatz“