söylemek
Vikisözlük sitesinden
| Zaman | Kişi | Çekimli Eylem |
|---|---|---|
| Belirli Geçmiş | ben | söyledim |
| Belirsiz Geçmiş | ben | söylemişim |
| Geniş Zaman | ben | söylerim |
| sen | söylersin | |
| o | söyler | |
| Şimdiki Zaman | ben | söylüyorum |
| Gelecek Zaman | ben | söyleyeceğim |
Eylem [değiştir]
Eylem çekimi
söylemek -r
- [1] [bir kimseye bir şeyi] sözle anlatmak
- [2] [birine] emir, talimat veya tavsiye vermek
- [3] [bir konu hakkında] yazılı ya da sözlü olarak düşündüğünü açıklamak
- [4] [bir şeyi] haber vermek
- [5] türkü, şarkı, ağıt vb. seslendirmek
- [6] duygu ve düşüncelerini göstermek
- [7] [bir şey hakkında] fikir vermek, içeriğini göstermek
- Ses Örneği:
- IPA: /søjlɛmɛc/
- [1] (Eski Türkçe)
- [1] susmak
- [1]
- [1] Dün basın açıklamasında söyledi.
- [2] Ona derhal buradan gitmesini söyle.
- [3] Bunu ben daha önce makalemde söylemiştim.
- [4] Bilim adamları susuzluk tehlikesi olduğunu yıllar önce söylemişti.
- [5] Bu şiiri çok güzel söylüyor.
- [6] Gözyaşları her şeyi söylüyordu.
- [7] Filmin adı her şeyi söylüyor.
- [1] Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler
- [1] Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin
- [1] Aç ile eceli gelen söyleşir
- [1] Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna
- [1] Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
- [1] Aşk ağlatır, dert söyletir
- [1] Az söyle, çok dinle
- [1] Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu diyeyim
- [1] Berberin solumazı, tellâğın terlemezi, kahvecinin söylemezi
- [1] Bin işit bir söyle
- [1] Bir söyle iki dinle
- [1] Boğaz dokuz boğumdur, boğa boğa söyler
- [1] Büyük lokma ye, büyük söz söyleme
- [1] Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur
- [1] Çok söyleyen çok yanılır
- [1] Derdini söylemeyen derman bulamaz
- [1] Dert ağlatır, aşk söyletir
- [1] Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
- [1] Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek
- [1] Doğru söyleyenin tepesi delik olur
- [1] Dost acı söyler
- [1] Dost dostun ayıbını yüzüne söyler
- [1] Eğri otur, doğru söyle
- [1] Hocanın söylediğini dinle, yaptığını yapma
- [1] İki dinle bir söyle
- [1] İstediğini söyleyen, istemediğini işitir
- [1] Kötü söyleme eşine, ağu katar aşına
- [1] Önce düşün, sonra söyle
- [1] Ramazanda yalan söyleyenin bayramda yüzü kara olur
- [1] Sırrını açma dostuna, o da söyler dostuna
- [1] Söyleyene bakma, söyletene bak
- [1] Söyleyenden dinleyen arif gerek
- [1] Sözü söyle alana, kulağında kalana
- [1] Tatlı ye, tatlı söyle
- [1] Var varlatır, yok söyletir
- [1] Yalancı kim? İşittiğini söyleyen.
- bir ayak üstünde bin yalan söylemek
- büyük söylemek
- Pek söylemek
- yabana söylemek
- [1] arkadan söylemek
- [1] büyük söz söylemek
- [1] dobra dobra söylemek
- [1] ulu orta söz söylemek
- [1] yarım ağızla söylemek
- [1] sözlemek
- Türk Dil Kurumu: "söylemek"
|
Kategoriler:
- Haftanın sözcüğü
- Türkçe sözcükler
- Eylem (Türkçe)
- Eylem
- Anlamı olan maddeler
- Kökeni olan maddeler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe)
- Eş anlamı olan maddeler
- Karşıt anlamı olan maddeler
- Örneği olan maddeler
- Atasözüne bağlantısı olan maddeler
- Deyime bağlantısı olan maddeler
- Kaynak Verilmiş Maddeler
- Türk dillerine bağlantısı olan maddeler
- Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler