söz
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Ad
söz -zü
- [1] (dil bilimi) bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi
- [2] bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük
- [3] bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
- [4] kesinlik kazanmayan haber, söylenti
- [5] bir işi yapacağını kesin olarak vadetme
- [6] (müzik) müzik parçalarının yazılı metni, güfte
- [3] "Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde."- B. R. Eyuboğlu.
- [4] "Ortalıkta bir söz dolaşıyor."
- [5] "O, sözünde duran bir adamdır."
- [6] "Şarkının sözleri çok anlamlı."
- Adam olana bir söz yeter
- Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
- Bir söz ara bozar,bir söz ara düzer
- Bir söz bin büyüye bedeldir
- Bir söz yola getirir, bir söz yoldan çıkarır
- Büyük lokma ye büyük söz söyleme
- Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür
- [1] Sus küçüğün, söz büyüğün
- söz açmak, söz almak, söz altında kalmamak, söz anlayan beri gelsin, söz aramızda, söz atmak, söz ayağa düşmek, söz bir, Allah bir, söz çıkmak, söz düşmemek, sözde kalmak, söz dinlemek, söz tutmak, söz düşmemek, söz düşürmek, söz vermek, söze atılmak, söze başlamak, söze karışmak, söze son vermek, söz etmek, söze yatmak, söz geçirmek, söz gelmek, söz getirmek, söz götürmek, söz götürmez, söz gümüşse sükût altındır, söz işitmek, söz kaldırmamak, söz kesmek, söz olmak, söz sahibi olmak, söz sözü açmak, söz tutmak, sözü açılmak, sözü ağzına tıkamak, sözü ağzında bırakmak, sözü ağzında gevelemek, sözü ağzında kalmak, sözü ağzından almak, sözü bağlamak, sözü çevirmek, sözü dağıtmak, sözü edilmek, sözü geçmek, sözü kesmek, sözüm meclisten dışarı, sözü mü olur?, sözüm yabana, sözün ardı boşa çıkmak, sözünde durmak, sözünden çıkmamak, sözünden dönmek, (birinin) sözüne gelmek, sözüne sadık kalmak, sözünü esirgememek (veya sakınmamak), sözünü geri almak, sözünü kesmek, sözünün eri, sözünün eri olmak, sözünü tutmak, sözünü tutmak, sözünü balla kesmek, sözü sohbeti yerinde, sözü tartmak, sözü uzatmak, söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir, söz vermek, söz yetiştirmek, söz yok!
- söz başı, söz birliği, söz bölüğü, söz bölükleri, söz cambazı, söz dağarcığı, söz dalaşı, söz dizimi, söz düellosu, söz ebesi, söz ehli, söz gelimi, söz gelişi, söz gösterisi, sözgötürmez, söz hazinesi, söz karışıklığı, söz kesimi, söz konusu, söz meydanı, söz misali, söz rüşveti, söz sahibi, söz sırası, söz temsili, söz ustası, söz varlığı, söz yarışı, söz yazarı, söz yitimi, söz zinciri, sözüm ona, sözün kısası, sözüne sahip, sözünübilmez, acı söz, ağır söz, ara söz, beylik söz, eğri söz, iğneli söz, katı söz, kuru söz, lastikli söz, ön söz, özlü söz, pis söz, sav söz, son söz, tatlı söz, atasözü, namus sözü, şeref sözü
|
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] (dil bilimi) kelime, söz, sözcük
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] (dil bilimi) kelime, söz, sözcük
- [1] (Eski Türkçe) söz
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] (dil bilimi) kelime, söz, sözcük
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] (dil bilimi) kelime, söz, sözcük
Kategoriler:
- Türkçe sözcükler
- Ad (Türkçe)
- Ad
- Anlamı olan maddeler
- Dil bilimi
- Dil bilimi (Türkçe)
- Müzik
- Müzik (Türkçe)
- Eş anlamı olan maddeler
- Örneği olan maddeler
- Atasözüne bağlantısı olan maddeler
- Deyime bağlantısı olan maddeler
- Türk dillerine bağlantısı olan maddeler
- Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler
- Azerice sözcükler
- Ad (Azerice)
- Dil bilimi (Azerice)
- Gagavuzca sözcükler
- Ad (Gagavuzca)
- Dil bilimi (Gagavuzca)
- Kökeni olan maddeler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler (Gagavuzca)
- Kaynak Verilmiş Maddeler
- Kırım Tatarca sözcükler
- Ad (Kırım Tatarca)
- Dil bilimi (Kırım Tatarca)
- Türkmence sözcükler
- Ad (Türkmence)
- Dil bilimi (Türkmence)