koy
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu yer, küçük körfez
- [1] (Türkçe)
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] Koyun
- [2] zir, taht
- [3] küsfend.
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
- [1] bırakmak
[değiştir]
Ad
- [1] koyun
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
- [1] bırakmak
[değiştir]
Ad
- [1] koyun
- KÚNOS, Dr IGNAZ (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük.. Budapest: Section Orientale de la Société Ethnographique Tongroise.
- Isıramadığın eli öp başına koy
- Isıramadığın eli öp de başına koy
- Koy avucuma, koyayım avucuna
- Suyu havana koy, döv döv yine su
- Türk Dil Kurumu: "koy"
Sayfa kategorileri: Türkçe sözcükler | Ad (Türkçe) | Ad | Anlamı olan Maddeler | Kökeni Olan Maddeler | Türkçe kökenli sözcükler | Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe) | Çağatayca sözcükler | Ad (Çağatayca) | Karaçay Balkarca sözcükler | Eylem (Karaçay Balkarca) | Eylem | Ad (Karaçay Balkarca) | Kumanca sözcükler | Eylem (Kumanca) | Ad (Kumanca) | Kaynak Verilmiş Maddeler | Deyime Bağlantısı Olan Maddeler | Atasözüne Bağlantısı Olan Maddeler