İçeriğe atla

yerli

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

yerli (belirtme hâli yerliyi, çoğulu yerliler)

  1. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan kimse.

Örnekler

[düzenle]
  1. "Ben buranın yerlisiyim, siz yabancı ve belki de geçicisiniz."- R. H. Karay.
  2. "Amerikan yerlileri. Afrika yerlileri."

Ön ad

[düzenle]

yerli (karşılaştırma daha yerli, üstünlük en yerli)

  1. Taşınamayan, başka yere götürülemeyen.
  2. Belli bir bölgede yetişen, otokton.
  3. Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.
  4. Bir yerin ilk sakini olan, otokton.

Örnekler

[düzenle]
  1. "Yerli dolap. Yerli sedir."
  2. "Yerli muz. Yerli meyve."
  3. "Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu."- B. R. Eyuboğlu.
  4. "Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı."

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]
yerli dolap, yerli malı, yerli yerinde, yerli yerine, yerli yersiz, baba yerli

Çeviriler

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

yerli

  1. (coğrafya) yöresel