own

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

İngilizce[düzenle]

Adıl[düzenle]

own

           # kendininki
  1. The Church would look after its own.

Ön ad[düzenle]

own (karşılaştırma more own, üstünlük most own)

  1. bir şeyin bahsi geçen kişiye ait olduğunu belirtir, kendi
    They can't handle their own children.

Eylem[düzenle]

own

  1. bir şeye sahip olmak, elde etmek
    His father owns a restaurant.
  2. sahiplenmek
    She owned to a feeling of profound jealousy.