okutmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

okutmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi okutur) okutmak -ur

[1] okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum. - N. Meriç
[2] okuma işini yaptırmak
Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz. - F. R. Atay
[3] ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
Lisede İngilizce okutuyor.
[4] (argo) satarak elinden çıkarmak
Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi. - S. F. Abasıyanık

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

[1] okutturmak

Deyimler[düzenle]

pabucu büyüğe okutmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]